Herkesle iyi anlaşmak zorunda değilsiniz. Burada hep makyavelist davranmanızı öneririm. Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz fakat gerçek düşüncelerinizi de asla söylemeyin. Bu durumda karşı taraf da size karşı önlem alacaktır. Avantajlı olacağınız doğru zaman illaki gelir o zamanı beklemeniz en iyisidir.
Ailem toksik aram düzelmiyor, üstesinden nasıl gelirim?
Bazen aile bireyleri de sorun çıkartabilir. Tabii ki ergen öfkesi olmaması durumundan bahsediyorum. Yoksa annem odama kek getirdi, çok saygısız diye kızmanız sizin toksik biri olduğunuzu gösterir.
Her aile bireyi, anneniz babanız da iyi olmak zorunda değil bu arada. Onca kötü insan var, hepsinin annesi babası var. Belki kabullenemiyorsunuz fakat gerçek bu. Sırf kabullenemediğiniz için de inatla onları değiştirmeye çalışıyorsunuz ve bu hayatın diğer kısımlarına da yansıyor. Değiştirme inadını ya da obsesyonunu başka yerlere de yansıtıyorsunuz. Oradan kurtulmak birçok duygunuzu da regüle edecektir.
Objektif olarak kötü olduklarına inanıyorsanız ya da anlaşamıyorsanız hayatınızda var olmak zorunda değiller. Minimum düzeyde görüşebilirsiniz. Gerekirse tek başınıza ya da arkadaşlarınızla eve de çıkabilirsiniz. Bayram seyran harici hayatınızı sürersiniz.
Şaka maka birçok psikolojik sorun ailevidir. Annenin gereksiz ilgisi ya da ilgisizliği yüzünden oluşur. Hayatınızdaki iletişim ve bağlanma yeteneklerinizi bile aileniz etkiler.
Koşul altına yaşamak
Baktınız ki evden ayrılamıyorsunuz bu durumda stoacı bir bakış açısına girip, her şeyi oluruna bırakmanız en doğrusu olur. Kimse sonsuza kadar zorluk yaşamaz. Her zorluk bir gün biter. Bu koşullarda bir erkek olarak uyum sağlayıp çözüm bulmalısınız. İş gibi düşünün. İyi anlaşmak zorunda değilsiniz, o nedenle istenen minimumlarla devam edip, her türlü iletişimi zayıflatacaksınız. Geçenlerde ünlü bir iş adamını dinliyordum. “Üstünüze samimi olduk diye her şeyi söylemeyin. O sizin dostunuz değil” diyordu mesela. Her zaman mesafeyi koruyun, yarın öbür gün bildiklerini size karşı kullanabilir.
Kişilere Değil İşinize Odaklanın
Kişilere değil, en iyi yaptığınız işe odaklanın. Aeriliusda bunu söylerdi. Başka birileri canınızı sıksa da her zaman yapabildiğiniz, en iyi olduğunuz işe odaklanın derdi çünkü bu anlaşamama ya da o kişiler kısıtlı bir zamanda canınızı sıkacak. 5 sene sonra geriye baktığınızda çoğunu umursamayacaksınız, hayatınızı etkileyen tek şey onlara sinirlenmeniz olacak ama işinizde iyi olduğunuzda o başarı sizi ileri taşıyacak.
Hayat biraz koşulların kovalanması veya uyum sağlanmasıyla devam eder. Bir koşul altında; açıkları kullanarak optimumda sürdürmek en iyisidir.
Hiç kimse sonsuza kadar zorluk yaşamaz. Belki 1 sene yaşayacaksınız, sonra bu koşul geçecek ve hayatına yön vereceksin. Mesele o koşul esnasında devamlı söylenerek kendinizde kalıcı bir travma bırakmamanızdır.
Bu biraz iş bulma sürecine de benziyor. Ararken yok, bulduğunda kötü koşullarda çalışıyorsun. Haliyle istemiyorsun. Sabah 8.30’da çıkıp akşam 8de mi geleceğim vs gibi düşünceler oluşuyor mesela.
Kimse size baştan en iyi işi sunmuyor çünkü yeni mezunsunuz ama eliniz güçlendikçe daha iyi işlere geçebiliyorsunuz. Bu sizi geliştirir. Zorluklarla başa çıkma yeteneği de kazandırır. Risk değerlendirme özelliklerinizi iyileştirir. Daha iyi bir sosyal çevreye ulaşmanızı sağlar. Sonuçta da daha iyisine geçersiniz. Mesele her zaman elinizdeki şartları korurken daha iyisine ulaşabilmektir
Özel görüşmelere yeni opsiyonlar eklendi. Tıklayın. Yeni yazılara hemen ulaşmak için alttaki kutuya e-posta adresinizi yazabilirsiniz:
İlişkiler Üstüne Maskülen Tespitler sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Merhaba faydalı Yazılarınız ve videolarınız için teşekkür ederim. Yazınızla alakalı değil ama bir şey danışmak Istiyorum. 29 yaşındayım kadınım fazla sayıda ilişkisi Olmuş biri değilim, hatrı sayılır bir süredir redpill ve kadın-erkek ilişkileri üzerine ilgiliyim Ilişkilerin dinamiklerini az-çok bildiğimi düşünüyorum. Bir erkekten hoşlandığım zaman o bana duygularını açınca ondan Soğuyabiliyorum.… Read more »