Kadınlar Eğitim Almasın
Son zamanlarda yurt dışında çığırından çıkan red pill konusuna bakalım istiyorum. İlginç şekilde Türkiye’de çoğu yayıncı hala temel prensiplere bağlı kalsa da Fresh and Fit gibi kanallara “kadınlar eğitim almazsa toplum daha iyi hale gelir” gibi ideolojik görüşleri benimsemeye ve yaymaya başladı. Burada ABD’de deki siyasal değişimin dünyayı etkilediğini de görüyoruz. Daha ılımlı yaklaşan birçok kanal gerçekten de aşırı uçlara savrulmaya başladı.
Red Pill böyle diyor, sen ne anlarsın!
Aslında her şey şu cümleyle başlıyor: “Red pill böyle diyor!” En fazla duyduğum zırva. Aynı kişilerden red pill’in din veya ideoloji olmadığını prakseoloji olduğunu da duyarsınız fakat gün sonunda bunu bir kaynak olarak kabul ederler. Oysaki red pill çıkışı itirabiyle bir analojidir. Matrix filminden gelir. İlişkiler konusunda gerçeğe ulaşma çabasıdır ama ona asla ulaşamamaktır. Bir merkezi yoktur, merkezsizdir. Bence ilişkilerde başarıyı, mutluluğunuzu ve cinsel başarınızı sağlayan kişiler kendileri için “kırmızı hapı” almış demektir.
Burada temel kabullenmelerden ilki ve en temeli kırmızı hapın veri ürettiği hatasıdır!
Kırmızı hap veri üretmez, bilimsel bir alan değildir, dergisi yoktur. Olanı toplar, derler ve anlamaya çalışır. Yani bir araçtır. Siz “böyle diyor” dediğiniz aracı amaçlaştırmış olursunuz. Bundan saptığınız anda denge noktanızı kaybedersiniz. İdeolojikleştirirsiniz, dinleştirirsiniz, putlaştırırsınız. Oysaki kırmızı hapın en azından 2010lardaki amacı “aramaktır”, bulduğuna inanmak değildir. Bu olmayınca ortada “ben alfayım, sen betasın” diye dolaşan tipler oluyor.
En önemlisiyse sosyal bilimlerde “gerçekler” tek bir sonuçtan oluşmaz. Evrimde bile süreçler tekdüze değildir, belli tahmin edilemez süreçler sonunda belli dalgalar meydana gelir. İhtimallerden oluşur. Örneğin her kadın diye bir kavram yoktur, çoğu kadın denebilir.
Gerçeğe en fazla ulaşabilen kişi en kırmızı haplı kişidir. Bir erkek “red pill böyle diyor” dediği anda “mavi haplı” bireyden farksızdır. Şöyle bir şey hayal edebiliyor musunuz? Aristo veya Nietzsche gelip ben “kırmızı haplıyım, kırmızı hap da böyle dedi diyor.
Red Pill prakseoloji midir?
Burada bilgi felsefesinden de yararlanabiliriz. Hume’a göre deneyimle elde edilmiş kesin değildir, alışkanlıklarımızdan gelir. Yani gece ayı görüyoruz, yarın da göreceğiz diye düşünürüz. Bu, bir deneyimdir, nedensellik içermez. İşte ilişkilere ve red-pill’e bakış da biraz böyle olmalıdır. Birçok kadının geçmişte böyle davrandığı için gelecekte de benzer davranacağını kabul edebiliriz.
Deneyimler sonucunda belli bilgiler ediniriz fakat bunların sosyal bilimlerde kesinliği yoktur ama yüksek oranda gerçekleşeceğini biliriz. Bu nedenle ilişkileri zorunluda mantıksal yapı dediğimiz “prakseoloji” üzerinden değerlendirmek tam olarak doğru değildir.
Prakseoloji amaç-araç ilişkisini inceler ve bireyseldir. Von Mises tarafından geliştirilmiş bir felsefi akımdır. Örneğin bir bir kızla tanışmak amaçtır, buna ulaşmak için kendi mantığınızla araç olarak “sosyal medyayı” veya “yüz yüze tanışmayı” seçebilirsiniz. Burada gözleme dayalı bir deneysellik yoktur. Tamamen a-priori bilgi içerir. Yani kişi içsel olarak mantıklı olanın ne olduğuna karar verebilecek yetkinliktedir. Deney veya gözleme ihtiyacı yoktur. Sadece nasıllar araştırılır. Özetle prakseoloji oldukça bireysel bir yaklaşımdır, bilimsel kesinliği yoktur. Gözleme dayanmaz.
Oysaki kırmızı hapın çıkış noktası pick-up artistlerin tecrübeleridir. Benzer denemelerle aynı sonuçları alan pua’lardan doğan verilerin evrimsel psikolojiyle birleştirilmesiyle ortaya çıkan akıma “red pill” denir. Kadınların davranış paternleri anlaşılmaya çalışılır. Hume’un felsefi görüşü ile de uyumludur. İşin içine deney-gözlem kısmını da koyarsak Popper’ın bilimsel yanlışlanabilirlik ilkesine de ulaşırız. Sonuçta kırmızı hapa prakseoloji demek doğru değildir. Hatta tamamen ilgisizdir.
Özetle bireyin içsel olarak “mantıklı” gördüğü eylem, dış dünyadaki gerçeklere uygun olmak zorunda da değildir.
Evet, Rollo’nun prakseoloji dediğini biliyorum fakat bu da insan ilişkileri açısından tam doğru değil. Kendisi de buna uymuyor. Zaten prakseolojik olsaydı, deneyime, gözleme veya deneye ihtiyaç duymazdık. Evrimsel psikolojiye ihtiyaç kalmazdı. İçsel görüşümüz her zaman doğru olurdu.
Aslında bu görüşlerin temeli liberalizme de dayanır. Her insanının iktisadi bir varlık olduğu rasyonel olabileceği ve gün sonunda kendi için en iyisini yaptığında toplum içinde yaptığı savunulur. Buna “homo economicus” da denir. Oysaki ilişkiler konusunda böyle varlıklar olmadığımız kesindir.
Rollo ve Evrimsel Psikoloji
Rollo bu konulara prakseoloji dese de burada başka bir çelişkiden daha bahsedilebilir. İlişkilerin sosyal yapıya göre değiştiğini savunurken, tükenmez kalemle değil kurşun kalemle yazılmıştır derken, güncel evrimsel psikoloji çalışmalarına katılmamaktadır. Bir şey değişiyorsa, toplum değişiyorsa bu, a-priori bilgiyle bulunamaz.
Rollo’nun şüphesini de komple hatalı bulmuyorum. Gerçekten de psikolojide bir tekrarlanma problemi var ve büyük çoğunlukta feminist akademisyenler tarafından istila edilmiş durumda ama bu son dönem bulgularının hatalı olduğunu göstermiyor. Çünkü birçok hipotez farklı araştırmacılar tarafından devamlı tekrarlanabiliyor.
Açıkçası Rollo’u biraz sosyolojinin kurucu babalarından Comte’a veya psikolojinin kurucu babalarından Freud’a benzetiyorum. Çok iyi başlıyorlar, kuramları veya teorileri belirliyor fakat bir noktada kendilerini ispatladıktan sonra saçmalayıp, “ben ne dersem doğrudur” tavrına giriyorlar. İyi bir yol açtı ama misyonunu tamamladı diye düşünüyorum. Comte da zamanında insanlık dini diye bir kavram inşa etmişti.
Kırmızı hap şöyle de özetlenebilir
Temelde kırmızı hapın çıkış noktası önce erkeklerin deneyimleri ve aynı sonuçları alması sonucu bir patern olduğunu fark etmesi şeklinde gelişmiştir. Ardından da evrimsel psikolojiyle desteklenmiştir. Bu nedenle evrimsel psikolojinin manosphere’e yayılmış, basitleştirilmiş ve saha deneyimleriyle desteklendiği bir akımdır. Burada tam olarak ispatlanamayan fakat çoğunlukla işe yarayan birçok görüş de mevcuttur. Bazıları bilimsel olarak desteklenemese de işe yaramaktadır. Bir yerde Hume’un bulduğu gerçeğin ancak deneyimlerle anlaşılabileceği fakat net bir nedensel ilişki olmadığı felsefisiyle de uyumludur. Günümüzde bu anlamı tamamen kaybolmuştur. Kurallar üreten ve racon kesen kişilerin ideolojisine dönüşmüştür.
Kırmızı hap üzerinden yapılan bazı hatalı varsayalımlar
Her şeyi aşırı kurallaştırmak yine “redpilcilik geleneğinin yani redpill böyle diyor” düşüncesinin bir sonucudur. Bunlara farklı örnekler de verebiliriz: Buradaki en büyük sorun temel verilerin aşırılaştırılmasıdır.
Toplum karma bir yapı izler. Kadınlar ve erkekler birbirinden izole yaşamadıkları için birbirlerinden etkilenirler. Bu düşünce üzerinden inceleyelim.
1. Savaş gelinleri
Doğru veri: Kadınların bir bölümü savaşta düşman erkeklerini tercih eder.
Yanlış veri: Her kadın savaş durumunda, zor hallerde savaş gelini olur! Sizi aldatır.
Oldukça anlaşılır bir düşüncedir çünkü fiziksel olarak güçsüz bir varlık, zor anlarda kendini ve varsa çocuğunu kontrol etmek için karşı tarafla işbirliğine daha yatkın hale gelecektir. Hormonal yapısı da buna uygundur ama bu her kadın yapar anlamına gelmez.
Buradan anlamamız gereken sonuç çıktı. “Savaş durumunda eşine/sevgiline dikkat et” olabilir. Kesin seni aldatacak olamaz.
2. Solipsizm
Doğru veri: Kadınların evrimsel süreçte kendilerini iyi hissettirecek formda inşa etmiştir. Özellikle ilişkiler konusunda değişen oranda solipsist olabilirler. Bunun nedeni tarihsel süreçte kadınların devamlı esir alınmasıdır. Tabii ki kadınlar bununla başa çıkacak şekilde evrimleşmiştir.
Yanlış veri: Her kadın solipsisttir, mantıklı düşünmezler.
Kadınların mantıksız olduğu düşüncesi safsatadır. Belki yoğun psikolojik baskı altında çoğunluğu mantıklı argüman üretemeyebilir. Örneğin erkeklerin çoğunluğu da saldırganlaşabilir fakat her kadın mantıksızdır demek hatalıdır.
3. Hipergami
Doğru veri: Kadınların çoğunluğu hipergamiktir. Statüsü yüksek, güçlü erkeğe çekilirler.
Yanlış veri: Her kadın sadece %20 ile birlikte olur. Bu yüzden erkeklerin %20si seks yapar. Hep daha iyisini arar, iyisini bulduğunda ise terk eder!
Öncelikli olarak %20 konusu Tinder ve Okcupid istatistiklerinin çıktısıdır ve veri doğru okunmalıdır. “Sadece görselin önemli olduğu ve erkek sayısının çok olduğu ortamlarda” kadınlar %20’i seçer. Bunu seneler önce Tinder’da neden başarısızsın yazısında açıklamıştık. Gerçek hayatta başarı şansınız daha yüksek olacaktır çünkü dinamik süreçler (iletişim, statü, mimikler, koku, tavırlar, daha uzun süreli etkileşim) işin içine girecektir.
Değerli erkeklerin %20’sinin çoğunluğu evli durumdadır ve içlerinde bir azınlık bunu yaşar. Her kadın kendi sosyal statüsüne yakın homogami şartlarını da sağlayan erkekle olur. Yani o sosyal ortam niteliklerin yoksa gidip de bir CEO ile olamazsın. O CEO zaten evlidir ya da çevresinde nitelikli başka kadınlarla olur. Bu kadınlar hipergamik değil anlamına gelmez. Hipergami mit midir? ayrıntılı anlattık.
İnsanlar eş konusunda birçok konuda olduğu için maliyet/zaman hesabı yaparlar. Çoğunlukla kadınların ilgi duydukları ilişkilerini koruma ihtimalleri daha yüksektir ve daha iyisini bulunca geçmezler. O erkeğin uzun süreli ilişki sunmama ihtimallerini hesaplarlar. Uzun bir konu fakat yine seneler önce “kırmızı hap hakkında yanlışlar” yazısında detaylandırmıştık.
4. Alfa dul
Doğru veri: Kadınların değerli bir erkeği kaybettiklerinde veya ciddi anlamda istismar edildiklerinde başka bir erkeğe aşık olmaları zorlaşır. Şurada anlatmıştık.
Yanlış veri: Kadınlar bir alfayla olduktan sonra alfa dul olur.
Alfa erkek dediğimiz stereotipte erkekler genellikte kısa ve tek gecelik ilişki yaşar. Kadınlarsa böyle bir erkekle oldular diye alfa dul olmazlar çünkü duygusal bağ kuramamışlardır. Hatta ortalama erkeklerin ayrılık acısı çekme ihtimali kadınlara oranla daha fazladır. Kadınlar tam bütüncül değerli erkekleri kaybettikten sonra bu durumda olmaları daha yüksek ihtimaldir.
5. 30 yaşından sonra kadınlar beta erkek seçer
Doğru veri: Kadınlar 30’dan sonra daha mantıklı kararlar verirler, dürtüsel davranmazlar. Genel seçilimleri 20 yaşına göre azalsa da özellikle bir erkeği kapatmaya çalışmazlar.
Yanlış veri: 30’a kadar takılan kadın sonrasında çaresizlikten enayi-betayı kapatmaya çalışırlar. Onunla yetinirler.
Kadınlar günümüzde daha fazla statüye, eğitime ve bireyselliğe sahipler. Bu nedenle de 30 yaşından sonra doğal olarak kendilerini daha değerli görüyorlar. Sonuçta da bir erkeğe ihtiyaç duymuyorlar. Baktığımızda eğitimli ve statüsü yüksek kadınların daha az cinsellik yaşadığını, daha az evlendiğini, daha az çocuk sahibi olduklarını görüyoruz. En iyi ihtimalle bu varsayım eğitimsiz ve düşük statülü kadınlar için geçerli olabilir.
6. Alfa döller, beta öder.
Bunu da geçmişte değerlendirmiştik. Bu hipotez günümüz çalışmalarında tekrarlanamıyor fakat bu hipotezde özellikle yanlış aktarılan bir diğer unsur daha var. Temelde bir kadının alfa ve beta nitelikleri aynı erkekte araması doğruyken, bütün kadınların temelde seksi alfa erkekle olacağı ve ondan sperm toplayıp beta erkekle olacağı görüşü de hakim. Özellikle Rollo yayınlarında kadınların seksi adama asla hayır diyemeyeceği, onun her durumda yatacağını bu hipoteze dayandırıyor.
Çalışmalardan kadınların uzun süreli ilişkiyi öncelediğini biliyoruz. Yani cinsellik konusunda daha kontrollülerdir diyebiliriz. Bunu da şurada anlatmıştık.
7. Önüne gelenle yat, kadınlara sakın bağlanma!
En önemlisini en sonra bıraktım.
Doğru veri: Erkekler tecrübe sahibi olduktan sonra uzun süreli ilişkiye, evliliğe yönelmelidir.
Yanlış veri: Erkek sadece sperm bankasıdır, aynı anda onlarca kadını döller. O nedenle önüne gelenle yat, hiçbir kadına değer verme. Yüksek değer erkek tek başına olur.
Erkeklerin temel amacı kısa süreli ilişki veya sperm yaymak değildir, “önceliği” kısa süreli ilişkidir. Basit gibi görünen önemli bir farktır bu. Aldatmalarda bile yapılan evrimsel psikoloji çalışmalarında erkeğin duygusal bağ geliştirmeden görsel uyarım sonucu cinsellik yaşayabileceği bulguları mevcuttur.
Benzer şekilde kısa süreli ilişki kısada, uzun süreli ilişki uzun sürelide öğrenilir fakat kısa süreli ilişkinin bir erkek için birkaç temel nedeni vardır. Bunlar yaşanan travmalardan, bir kadın size kötü davrandığı için diğer kadınların da böyle olacağı kabulünden bağımsız olmalıdır.
- Uzun süreli ilişkide partner seçmeyi ve ne kadar değer yükleyeceğini öğrenmek
- Belli hassasiyetlerden duygusal bağımlılıktan ve efendi erkek sendromundan kurtulmak
- Cinsel doyuma ulaşmak ve bir kadına sadık kalmayı öncelemek
Bütün bunların amacı gün sonunda sizi uygun eşe ulaştırmaktır, daha bağımsız yapmak değildir. Sadece kısa süreli ilişkiler erkeği dopamin bağımlısı yapabileceği gibi, geçmiş travmalarını da güçlendirici, intikamı besleyici etkisi olacaktır. Burada mesele “skor bağımlısı” olmak değildir, ortalamada kadınları tanımaktır.
Sadece uzun süreli ilişki yaşamak da doğru değildir çünkü bu durumda da terk edildiğinizde -ki muhtemelen edileceksiniz-, bununla başa çıkamazsınız. Veriler de erkeklerde boşanma sonrası intiharın çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Yine erkeklerin ayrılık acısından kurtulmaları kadına oranla çok daha zordur. Bunu aşmanın yolu aşırı hassasiyetinizi, sevdiğinizde kadına yüklediğiniz değeri abartmayı kontrol etmeyi öğrenmektir. Her kadını kullanmak veya ilk aşık olduğunuz kadında yine aşırı değer yüklemek değildir. Erkek masumiyetini öldürmelidir yazısında ayrıntılı anlatmıştık. Diğer durumda ise erken yaşta tek eşliliği seçerseniz ilerleyen yıllarda eşinizi aldatma ihtimaliniz artar.
Bütün Kadınlar Böyle Değildir
Bunların yanı-sıra şu da doğru değildir. “Bütün kadınlar böyle değil”. Evet değil fakat karşısınıza çıkacak çoğu kadın kırmızı hapın indirgenmiş çıktılarına az ya da çok oranda uyacaktır. Bu oran red-pill’in ikonikleşmiş bilgilerinde olduğu kadar da az değildir. Mesele gri durumların olduğunu görebilmektir.
Dikkat edin ben de kendi gerçeği arama serüvenimi felsefi ve sosyolojik kavramlar üzerinden temellendiriyorum. Aslında bu da gerçek değil. Çünkü gerçeğe asla %100 ulaşamazsınız. Sadece yaklaşabilirsiniz çünkü “insanlar” nesne değildir. Önemli olan hangi gerçeği akla yakın ve toplumla ilişkili bulduğunuzdur. Her 2si birlikte olmalıdır. Bu nedenle red pill’e en pozitif anlamda “felsefe” veya “akım” demek daha mantıklı olabilir. Daha negatif anlamda ideolojik görüş de denebilir çünkü daha iyi bir toplum fikriyle “idealler” ve “yönlendirmeler” de vardır.
Matrix filmini izlediğimizde kırmızı hapı alınca birey gerçeğe uyanır ama ilişkilerde böyle bir şey mümkün değildir. Ancak ve ancak anlayışınıza uygun birine yaklaşabilirsiniz fakat %100 gerçek diye bir şey asla olmayacaktır. İnsan %100 rasyonel değildir. Siz olsanız karşı taraf değildir.
İnsanlar genetiklerinden, çevreden gelen ideolojik görüşlerden ve iletişiminden etkilenir. Hiçbirimiz tamamen özgün düşüncelere sahip olamadığımız gibi tamamen bağımlı da değiliz. Burada temel ilişki dinamiklerine sahipseniz ve uygularsanız başarı şansınız katbekat fazla artacaktır.
Ücretsiz olarak devam etmemizi istiyorsanız bize destek verin, sponsorumuz olun. Her bağışta yeni bir yazı gelmektedir.
Yine yazının video versiyonuna şuradan ulaşabilirsiniz (Yazının seslendirilmiş versiyonu değildir)
İlişkiler Üstüne Maskülen Tespitler sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Neden hep bu tip kadınlar denk geliyor? Herkes hayatını istediği gibi hedeflediği şekilde yaşarken, istediğiyle birlikte olurken, ilişkiler yaşarken, ben nedense şanssız bir hayat yaşıyorum. Yaşı benden küçük olan erkekler bile benden kadınlar hakkında daha şanslı. Hep hedefimde olan 25 ve 33 yaş arası kadınlar dul ve çocuklu oluyorlar. Önceden… Read more »
Teknik olarak herkes istediğiyle birlikte olmuyor. Yaşın kaç bilmiyorum ama ortalama erkeklerin çoğunda benzer sorun var. Sen sadece olanları seçiyorsun.
Sorun kadınlara ulaşabileceğin bir ortamının olmaması. Bu arada ilişki tecrübesi olmayan erkekler tam tersi kadına ulaştıklarında kadına ilgisini daha çabuk yitiriyor.
Yaşım 33
Aracı arkadaşıyla arkadaşlık teklifi gönderdiğim kadından reddedildikten sonra 2 hafta boyunca yüzüme bakmayan ve iletişim kurmayan kadın 3. haftasında departmanımıza çalışmaya geri döndükten sonra benimle iletişim kurmaya başladı. Selam verdi ben de almadım. Aracı arkadaşına selam veriyorum almıyor diye söyledi. Daha sonra bunlar yan yana gelince birbirine kendileri duyacak şekilde… Read more »
Bir aracıyla birilerine teklif gönderiyorsan üstte anlattıklarını yaşaman normal. Yine sonraki anlattıkların da komple hatalı zihin seti. Zamanın ruhundan çok uzaktasın. Bence blogu ve youtube kanalındaki videoları baştan sonra izlemelisin.
Aracı arkadaşının dediğine göre de konuştuğu biri olduğunu söyleyerek reddetmişti. Verdiğiniz cevapta zihin setinden kastınız tam olarak nedir?
Kadının bana abi diye hitap etmesi önemli değil mi?
“Hatalı bir zihin seti” derken ne demek istediniz?
”Kadınlar hipergamiktir. Bu yüzden her zaman en iyi erkeğe ulaşmaya çalışırlar.” Argümanından yola çıkarak bazı erkeklerin ” kadınlar doğaları gereği sadık olamazlar. Bu yüzden erkeklerin duygusal ilişki kurması enayiliktir.” Düşüncesine ulaşması normal değil mi? Örneğin bir kadın ve bir erkek uzun bir ilişki de ve kadın da erkek de birbirine… Read more »
Yazıda kadın iyisini bulunca bırakır gibi bir ifade geçiyor mu? Böyle anlamları nasıl çıkartıyorsunuz?
Selamlar, Kariyer yapan nişanlı biriyim. Hayatım gayet yolunda da gitse büyük bir şirkette kariyer yaptığım için hafta içi bazı günler evde bomboş yatasım geliyor yani bazen gerçekten yorgun hissediyorum. Benim nişanlım yönünden veya kendimi geliştirme yönünden bir dedim yok. Evimi aldım, arabam var, Bobber stil havalı bir motorum var. YouTube’da… Read more »
Merhabalar benim bir tane şiir kitabım var sosyal medyada reklam veriyorum daha fazla görülmesi için bu dönemde 3-4 tane kızla konuştum daha fazla şairlik özelliğimi sinyallemek için ne yapabilirim ?